Bardaklar çoğunlukla kullanılırken kırılmaz. Dolapta sıkışırken, taşınırken, ya da raftan alınırken kırılır. Saklama, bakımın en çok atlanan ama sonucu en net görülen kısmı. Doğru kurulmuş bir raf, bardağın ömrünü yıllarla ölçülen biçimde uzatıyor.
Ağız yukarı mı, ağız aşağı mı
Doğru cevap ağız yukarı. Sebebi net: ağız kenarı bardağın en ince ve en kırılgan bölgesidir, üstelik cidar orada en incedir. Bardağı ağzı üzerine oturtmak, tüm ağırlığı en zayıf noktaya yüklemek demektir. Zamanla mikro çatlak oluşur ve bardak beklenmedik bir anda çatlar.
Ağzı yukarı saklamanın tek dezavantajı bardağın içine toz kaçmasıdır. Çözümü kolay: seyrek kullandığınız takımı kapaklı vitrinde ya da her bardağın üstüne konan yumuşak bir kağıt mendille saklayın. Toz, mikro çatlaktan daha ucuz bir sorun.
Rafın kurulumu
- Bardaklar birbirine değmesin. Aralarında en az bir parmak boşluk kalsın. Dolap kapağı çarptığında temas eden bardaklar birbirini çentikler.
- Tek sıra. Bardağı bardağın arkasına dizmeyin. Arkadakini almak için öndekini hareket ettirmeniz gerekir ve her hareket bir risktir.
- Asla iç içe geçirmeyin. Konik bardaklar iç içe sıkışır, ayırmak için uygulanan burma kuvveti ikisini birden götürür. Sıkıştıysa zorlamayın: alttaki bardağı ılık suya oturtun, üsttekinin içine birkaç buz koyun, birkaç dakika sonra kendiliğinden gevşer.
- Raf yüksekliğini ayarlayın. Bardağın üstünde iki parmak boşluk olsun, raftan alırken eğmek zorunda kalmayın.
- Kaymaz astar serin. İnce silikon ya da keçe astar hem titreşimi keser hem tabanı korur.
- Ocak ve bulaşık makinesi üstündeki dolaplardan kaçının. Sürekli sıcaklık ve nem değişimi camı yorar, ayrıca yağ buharı yüzeye yapışır.
Kristal kesim bardaklarda ek kural
Kristal kesim yüzeyler dışa doğru keskin kenarlar taşır. İki kristal kesim bardak birbirine sürtündüğünde bu kenarlar birbirini çizer, üstelik zarar genelde desenin en görünür yerinde olur. Kristal kesim takımı saklarken bardaklar arasında yumuşak bir ayırıcı kullanın: keçe halka, kadife kese ya da katlanmış kağıt mendil işi görür. Desenin neden bu kadar hassas olduğunu anatomi yazısında anlattık.
Isıl şok: sessiz kırıcı
Cam ısıyı yavaş iletir. Bir yüzeyi ani ısınıp diğeri soğuk kalırsa camın içinde gerilim oluşur ve bardak hiçbir darbe almadan çatlar. Kalın tabanlı bardaklarda risk daha yüksektir, çünkü kalın taban ile ince gövde farklı hızda ısınır.
Üç kural yeterli:
- Sıcak suyla yıkanmış bardağa hemen buz koymayın, önce oda sıcaklığına gelsin.
- Buzdolabından ya da dondurucudan çıkan bardağa sıcak sıvı doldurmayın.
- Bardağı doğrudan ocak, radyatör ya da güneş gören pencere önünde bekletmeyin.
Taşıma ve nakliye
Ev değiştirirken ya da hediye gönderirken:
- Her bardağı tek tek sarın. Balonlu naylon en iyisi, yoksa kağıt havlu ya da ince bez. Gazete kağıdı mürekkep bırakır, tercih etmeyin.
- Bardağın içini de doldurun. Boş gövde darbede daha kolay çöker. İçine buruşturulmuş kağıt koyun.
- Kutuya ağız yukarı ve dik yerleştirin, yan yatırmayın.
- Aralara ve kutunun tabanına dolgu koyun. Kutuyu kapatmadan önce hafifçe sallayın, ses geliyorsa dolgu eksiktir.
- Kutuyu ağır kutuların altına koymayın, en üste alın.
Kullanmadığınız takım için
Yılda birkaç kez çıkan özel takımlar en çok zarar gören takımlardır, çünkü hem uzun süre sıkışık dururlar hem de her çıkarışta taşınırlar. Onları orijinal kutusunda, ayırıcılarıyla birlikte, kuru ve sıcaklığı sabit bir dolapta tutun. Yılda bir kez çıkarıp durulayıp kurulamak da iyi bir alışkanlık, çünkü uzun süre kapalı kalan camda toz yüzeye yapışır.
Özet
Ağız yukarı, birbirine değmeden, tek sıra, ayırıcıyla ve sabit sıcaklıkta. Beş kural bu kadar. Yıkama tarafını da eklemek isterseniz elde yıkama protokolüne bakın.
Takımınızı büyütmek isterseniz koleksiyonun tamamı burada.